ATIŞ TEKNİKLERİ

 

Avlanma sırasında doğaldır ki sonuca gidebilme açısından en önemli nokta, tüfeğin kullanılması, yani ateş etmek için uygun bir şekilde omuzlanmasıdır. Bu duruma kısaca "davranma" adını verebiliriz. Davranma terimi pratikte içeriğinde birden çok unsuru barındırsa da, temel bir kavram olarak ele alınmaktadır.
Davranma, uçar ve kaçar avlarında av ortaya çıkar çıkmaz yapılan tüm hareketlerin toplamıdır. Bu sırada meydana gelen tüm hareketler çok çabuk gelişmekle beraber, avın vurulabilmesi için eksiksiz yapılması gerekli unsurlardır. El, ayak, gövde hareketlerinin yapılış şeklindeki armoni, tüfeğin tutulması üzerine çok önemli etkiler yaptığı gibi, birinci atıştan sonra ikincisinin de kusursuz yapılmasını sağlar.
El kundağını kavramış olan sol elle avı gösterirken (sağ elini kullananlar), yani bu eli uçmakta veya kaçmakta olan ava yöneltirken, otomatik olarak tüfeği de av istikametine yöneltmiş oluruz. bunu denemek için el kundağını tutan elinizi hedeflediğiniz bir cisme uzatınız, elinizle o cismi gösteriniz. Bu halde tüfeğinizin namlu yönünü de tayin etmiş olacaksınız. Namlunun söz konusu cismi gösterdiğini görürsünüz. Bu şekilde yapılacak hareket, size çok zaman kazandıracaktır.
Yivsiz av tüfekleri ile atış yaparken (tek kurşun hariç) saçmaların tüfek namlu ağızını terk ettikten sonra sürekli genişleyen  bir çapla dağıldığını düşünecek olursak, gez ve arpacık prensibine takılıp kalmanın anlamsızlığını daha iyi anlarız. Saçma atan yivsiz av tüfekleri ile yapılan avcılıkta prensip, tüfeğin namlusunu terk eden saçmaların avın üzerine mümkün olduğunca yoğunlukla yöneltilmesidir. bu bakımdan sol elin görevi avı göstermektir. Yoksa tüfeği kaldırmaya yarayan bir destek olması değildir. Sol eli kuvvetli bir hareketle avın üzerine çevirmeli ve onun uçuş-kaçış hattı ve yönünde gezdirmelidir. Sol el nişan alma görevini görürken, sağ el de ona yardımcı olmalı ve tüfek ağzının devamlı şekilde av üzerine çevrilmesine katılmalıdır. Bu durumda tüfeğin avcının anatomisine uygunluğu ve giyisilerin kol, baş ve vücut hareketlerini önleyici durumda olmaması da çok önemlidir. elbise avda giyilmesi gerekenden ne çok kalın, ne de çok ince olmalıdır. tüfeğin dipçiğinin uzun veya kısa oluşu da atışı güçleştiren önemli bir unsurdur. Tüfek ava kaldırılırken dipçik giyisi üzerinden kayarcasına omuza doğru bir şekilde oturmalıdır. Bu da demektir ki omuzla dipçik arasındaki mesafe mümkün olduğunca yakın olmalıdır. Tüfek kaldırıldığı zaman sol elin kılavuzluğu ile namlu avı gösterirken, dipçik hafifçe omuza doğru yerine yerleşmelidir. Bu sırada gözler namlu üzerinden ava kilitlenmiş durumdadır. Bu anda atış yapılırken omuz tüfek dipçiğine bastırılır, sağ el kabzayı sımsıkı kavrar ve sağ elin işaret parmağı tetiğe basar. tüfek omuzlanmışken tetiğe basma durumunda usta atıcılarda görülen duruma bir bakalım;
Usta avcı-atıcı tüfeği omuzlarken bile soğukkanlılığını bozmaz ve kaslarını sıkmaz. Fakat tam tetiğe basarken nefesini ani olarak tutar. çene kasları refleks olarak sıkılır. Böylece bu ani kas kasılması ile gövde yükünü öne atmış ve tüfeğin geri tepme hareketine karşı "gerili bir yay" halini almıştır. Tüfeğin geri tepmesi bu halde kesinlikle hissedilmediği gibi, ikinci atış için de durum bozulmamış ve ikinci atış şansı da yakalanmış olur. Bu arada ayaklar omuz açıklığı kadar açıktır. Avın sol veya sağ istikametlerinden ön veya arkaya alış vaziyetine göre, ayaklardan biri hafif öne doğru atılmış ve diğer ayağın topuğu yerden hafif kalkmıştır. Böylece vücut tetik düşürülmesi hareketine geri tepmeyi hafifletecek şekilde katılmış olur. Atıştan sonra avcının durumunda hiç bir değişiklik olmaz. Kaçan av ve/veya ikinci av üzerine aynı pozisyonda ikinci bir atış mümkündür.