SUNUM
Dünyadaki tüm çevresi bir ülke sınırları içinde kalan tek deniz
olan Marmara Denizi ile ilgili olarak senelerdir süren ve neredeyse 3.
kuşağa aktarılmış birikimler çerçevesince, bu kendine has, eşsiz
denizi geniş kitlelere tanıtacak ve belki de en önemlisi bu eşsiz
denizimiz üzerine bir tartışma/sorgulama başlatacak bir kitabın
hayalini kuruyordum.
Kimilerince bir atık su alıcı havzası, kimilerince denizleri ve/veya
karaları bağlayan bir su yolu, kimilerince de sadece orada yer alan
bir su kütlesi olarak algılanan, hak ettiği itibarı bir türlü
bulamayan bu her bakımdan eşsiz denizimizi bir damla da olsa tanıtmak
istiyordum.
Belki de “turistik” olmadığından koruma ve incelemeye gerek duyulmayan
Marmara Denizi kaplumbağaları (Caretta caretta); ufak da olsa
bu denizin boyutlarına oranla ciddi olarak nitelendirilebilecek fok (Monachus
monachus) populasyonu; derin çukurlarının içinde neleri
barındırdığını bilemediğimiz ayıbına rağmen, derinliklerin eteklerinde
bulunan nadide derin su formları ile, sanırım bu denizimiz en az
“turistik” yörelerimiz kadar korunmayı ve ihtimamı hak ediyor.
Ancak gerçekte ise durum tamamen farklı; bu denizimizi hiç bir
arıtmaya tabi tutmadığımız atıklar ile kirletiyor, deniz
kaplumbağalarının üreyeceği ve etki bölgelerinden kum alarak yaşam
alanlarını daraltıyor, fokların tek barındıkları noktanın tam da
üzerine devasa fabrikalar ve bu fabrikaların rıhtımlarını inşa
ediyoruz. Derin çukurlarımızı, kirlilikten dolan liman ve koylarımızın
temizliği sırasında çıkan balçık başta olmak üzere her türlü moloz ve
hafriyat artığı ile dolduruyoruz. Ne yazıktır ki, toplam nüfusun büyük
bir bölümü bu denizin çevresinde barınmasına rağmen, duyarsızlık had
safhada.
Bu ve bunun gibi sebepler, büyük bir hızla yitip gittiğini yakınen
izlediğim bu denizimizin tartışmaya açılması olgusunu, günden güne
kuvvetlendiriyordu.
Açıkçası neredeyse 50 yılı aşkın sürdürülmüş olan Marmara Denizi’nin
izlenmesi çalışmasının kesintisiz olarak devam etmesi için
gösterdiğimiz çaba, bu düşüncemi ertelememe sebep oluyordu.
Sürekliliğin sağlanabilmesi için, her sene tekrarlanması gereken ve bu
kitabın II. Bölümünde söz konusu çalışmanın 2006 ayağı verilerinin yer
aldığı bu projeyi, ne mutludur ki ufak tefek aksaklıklar dışında ve
gerçekten çok büyük özveri sonucunda, bu güne kadar sürdürebildik.
Bir denizi diğer denizlerden ayıran özellikleri, bunların önemini ve
neler olduklarını öğretecek-aktaracak bir merci yokken kendi başımıza
algılamaya kalkmak ya yanlışları beraberinde getirir ya da buna bir
ömür yetmez. Onun için bizlerden önce yaşamış ve bu konularla
ilgilenmiş kişilerin bilgilerinden yararlanmak, öğrenmek ve
çevremizdeki değerlere sorgulayıcı bir gözle bakmak bu zamanı kısaltır
ve biz bu sayede öğrendiklerimize dayanarak yeni araştırmalar yapar
veya bir kazanç sağlarız. İleri dönük olarak bırakılan "en iyi" ve "en
doğru", kitapların içinde bulunur. Bir kitap, geniş kitlelerin
görmesine ve eleştirisine uygun bir ortam sunduğundan, titiz ve uzun
bir çalışma sonunda ortaya konabilir.
İşte şu anda elinizde bulunan ve okumaya çalıştığınız bu kitap da bu
şekilde ve bilinenleri ilgililere duyurmak için hazırlanmıştır.
Belki de tüm yazılı eserlerde olduğu gibi, burada da başta gelen amaç
Marmara Denizi olgusunu geç de olsa tartışmaya açmaktır.
Bu vesile ile 2006 senesi çalışmasını destekleyen Sevinç ve Erdal
İnönü Vakfı ve özellikle de Sn. İnönü ailesine çalışmaların
sürdürülmesindeki katkılarından dolayı teşekkürlerimi sunmak isterim.
Çalışmaların sürdürülmesi ve geçmiş dönemlerde yapılmış çalışmaların,
1983 senesinde yazılmış bilgisayar programının yeni sürümü içinde
değerlendirilmesi sonucunda ortaya çıkan "Bilimsel Açıdan Marmara"
kitabı olgusunu değerlendirip, bu konudaki imkanlarını esirgemeden
destek olup, kitabın hayata geçmesini sağlayan Barolar Birliğine
sonsuz teşekkürler ederim.
Bu kitap ilk bölümünde Prof. Dr. Barış Mater’in kaleme aldığı “Marmara
Denizinin Coğrafi özellikleri”ile başlamaktadır. Takip eden bölümlerde
sırası ile, Prof. Dr. Aral I. Okay ve Doç Dr. Nilgün Okay’ın kaleme
aldıkları “Marmara Denizi’nin Jeolojisi”, benim derlediğim “Marmara
Denizinin Oşinografik Özellikleri”, “Marmara Denizi’nde kirlilik” ve
“Marmara Denizi ekolojisi” bölümleri ile devam etmekte ve bölüm Av.
Güneş Gürseler’in kaleme aldığı “Marmara denizinin hukuksal durumu ve
bu çerçevedeki temel çözüm önerileri” ile son bulmaktadır.
II. Bölümde ise; “Marmara Denizi’nin değişen hidrografik şartları”
projesinin 2006 ayağına ait güncel verileri ve Elektr. Müh. O. Bülent
Artüz’ün kaleme aldığı Artuz&Artuz&Artuz oşinografik veri tabanı ve
biyolojik-oşinografik çok kullanıcılı bilgisayar programının
özelliklerini içermektedir.
Bu kitap olması gerektiği gibi multidisipliner bir yapıdadır. Marmara
denizinin jeolojisi bölümü kaleme alan sevgili Prof. Dr. Aral Okay
arkadaşıma ve eşi Doç. Dr. Nilgün Okay’a değerli birikimlerini bu
kitapta bizlerle paylaşıp, kitaba kattıkları değer dolayısı ile candan
teşekkürlerimi sunmak isterim.
1989 senesinde ilk kez bir araya gelip, berberce Marmara Denizi ile
ilgili olarak Marmara Belediyeler Birliği bünyesinde “Marmara Denizi
Oşinografisi ve Değişen Şartların Etüdü” süreğen projesinin o seneki
ayağını ve bir dostluğun başlangıcını gerçekleştirdiğimiz Sn. Prof.
Dr. Barış Mater’e, bilgilerini bizlerle paylaşıp bu kitabın “Marmara
denizi Coğrafyası” bölümünü kaleme aldığı için teşekkürü bir borç
bilirim.
Dedemiz biyolog Cemal Artüz’ün, babamız hidrobiyolog İlham Artüz ile,
benim de babam ile yaptığımız ve benim sürdürmeye çalıştığım biyolojik
ve oşinografik çalışmaları 1983 senesinde yazdığı bir bilgisayar
programı ile gün ışığına çıkartan ve programın yeni sürümü ile
hazırladığı altyapı sonucunda, gerek bu kitabın oluşmasını, gerekse
1952 senesinden bu güne değin yapılmış neredeyse tüm çalışmaların
aktif halde kullanılmasını sağlayan ve tüm arazi çalışmalarında fiilen
desteğini esirgemeyen kardeşim Elektronik Müh. O. Bülent Artüz’e
kendim ve Marmara Denizi adına candan teşekkür ederim.
Çevre olgusuna duyarlılığı ile bilinen ve bu konuda birçok esere
yazarlık etmiş olan Türkiye Barolar Birliği Genel Sekreteri Sn. Av.
Güneş Gürseler bu kitabın oluşmasında emeği geçenlerin en başında
geliyor. Sn. Gürseler kitabın hukuksal bölümünün yazarı olduğu kadar,
“Marmara Denizi’nin Değişen Hidrografik Şartları” projesinin de en
önde gelen destekleyicisi. Kendisine tüm katkıları dolayısı ile
teşekkürü borç bilirim.
Bu kitap aynı zamanda pek çok dostun da emeğini taşıyor. Çektikleri
fotoğraflar ve çizimleri ile katkıda bulunan Sn. Alptekin Baloğlu, Sn.
Haluk Özözlü, Sn. Erdoğan Alpar’a, tercüme desteği için Sn. Murat
Karahan’a, kitabın tasarım ve baskısı ile ilgili olarak tüm titizliği
esirgemeyen Düş Atelyesi ve Şen Matbaa’ya candan teşekkür ederim.
Umarım bu kitap vesilesi ile konunun önemi tazelenerek, 1952
senesinden bu yana kesintisiz olarak ve büyük fedakarlıklar sonucu
sürdürülebilen “Marmara Denizi Oşinografisi ve Değişen Şartların
Etüdü” süreğen izleme projesinin bundan sonraki ayakları, ilgili kurum
ve kuruluşlarca destek görür ve sürdürülebilmesi için gerekli
olanaklar sağlanır.
Unutulmamalıdır ki, Marmara Denizi özelinde duyarsızlık sonucu yok
olmaya mahkum edilen gerçekte geleceğimizdir.
M. Levent ARTÜZ
Hidrobiyolog
İstanbul, 22. 01. 2007 |