UÇAR HEDEFE ATIŞ TEKNİĞİ

 

Avı yapılabilir kuşların uçuş hızları ortalama saniyede 15-18m en fazla 20m civarındadır. Yivsiz av tüfeği saçmalarının ortalama hızı ise 360m/saniye kadardır. Bu bilinen, uçan kuşun hızı ile, saçmanın gidiş hızını, atış sırasında, tetik düşürme hızı da dahil olmak üzere eşleştirmek avcının kazanılmış melekelerine bağlı bir olaydır.
Uçar avcılığında pozisyonlar ortamın ve avın 3 ayrı düzlem çerçevesince kombinasyonlar oluşturması dolayısı ile çok çeşitlidir. Uçara atışta en önemli unsur avcı ile uçan hedef arasındaki düzlem üzerinde oluşan açının kapatılmasıdır. Bu da ancak doğru davranma ile yapılabilir. Uçar avında davranma da diğer avlardakinden farklı değildir.
ATIŞTA ÖNLEME:
Bu satırlarda belirtilen metotla çalışanlar, tüfeğin omuzlandığı anda ateşlenmesi tekniğini benimseyenler, uçan hedeflerin de refleks olarak kendiliğinden gerektiği kadar önüne geçtiklerini de göreceklerdir. Sol elin uçan kuşu işaret ederken hareketi, gövdenin de doğru olarak hareketini getirecektir. Avcı ne nişan almayı, ne de tetiği çekeceği anı düşünecektir. Buna karşıt olarak da "süzme" tabir edilen, atıcının namlunun ucuyla avı takip ederken, diğer taraftan tecrübeye ve/veya hesaba dayanan bir önleme vererek ateş etmesi gözlenir. Bu tip atışlarda da vuruşlar kaydedilmekle birlikte, istikrarlı değildir. ve genellikle kötü tetik çekiş durumlarına sebep olmaktadır. Önleme atışın bütünlüğünden soyutlanır ve ayrı bir işlem olarak ele alınır. bu şekilde hesaplamaya çalışılırsa, davranma hareketinin akışı içersinde bir aykırılık yaratır.
Bu zorluğu isterseniz bir deneyle görelim:
Bir dolu saniyenin yirmide biri zamanda 18m, saniyenin onda biri zamanda 27m. ve yedide biri zamanda da 36m. yol kat eder.
Saatte 65 km civarı uçan bir kuş da aynı zaman dilimleri içersinde 0.9m,1,8m  ve 2.7m yol almaktadır. Bu durumda da tüfeğin, aynı mesafelerde önleme verilerek ateşlenmesi gerekmektedir. Eğer siz 18m, 27m ve 36m uzaklıklara en yakınından başlayarak 90cm, 180cm ve 270cm uzunluklarında, beyaza boyanmış tahta parçalarını enlemesine yerleştirirseniz ve bunların hepsini birden görebileceğiniz bir açıda atış yerinizi alacak olursanız, baktığınızda gözün nasıl da aldanarak hepsinin aynı boyda ve olduklarından daha küçük göründüklerini fark edersiniz.
Bu deney üzerine biraz düşünecek olursanız, işin içine atış ve avın heyecanı da girdiğinde kesin mesafe tayinlerinin yapılmasında insanın nasıl da aldandığı ortaya çıkacaktır.
Burada bahsedilen metotla göz ve gövdenin hareketindeki işbirliği, gerekli önlemeyi size verdirecektir. İşin püf noktası, hareketinizi ve tüfeği omuzlamanızı iyi ayarlayarak, göz ve elinizin iyi koordine olmasıdır.
Namlu tam olarak gözün baktığı yere ayarlanmalıdır. Bu durumda göz vazifesini çok kısa bir zamanda öğrenecek ve kuşa ateş etmenize rağmen farkında olmadan gerekli önlemeyi vererek tetiği çektiğinizi göreceksiniz.

GEÇEN KUŞLARA SOL ELİNİZLE İŞARET EDERKEN, VÜCUDUNUZU DA TÜFEK OMUZLUYORKEN HAREKET ETTİRİYORMUŞCASINA BİR BÜTÜNLÜĞE KENDİNİZİ ALIŞTIRIN.

Üstünüzden geçen, sağa, sola uçan her pozisyondaki kuşlara atış için tüfek omuzlarken tüfeğin kalkışı, kuşun hareketi ile doğru orantılıdır.
Yalnız sizden uzaklaşan kuşa atışlarda tüfek omuza kalkarken namlu ucu da aşağı doğru hareket etmektedir. Önleme tekniğinde alışmaya çalışılması gereken, gözle gövde hareketinin tam bir bütünlük halinde olmasıdır.
Diğer bir deyişle tüfeğin kalkış yönü kuşun gidiş yönü ile aynıdır. Gözünüz ile birlikte sol eliniz de kuşa doğru kalkarken vücudun hareketi de, aynı akışın içine doğru olarak girmeye alışmışsa, uçan kuş yavaşsa sizin de hareketiniz yavaş olacak ve gereken önleme o oranda verilmiş olacaktır. Kuşun hızlı olması halinde, kendi hareketiniz de kuşu takip eden göz ve elinizle hızlanacak ve namlu ucu atış hareketinin akışı içersinde önlemesini o oranda verecektir.